/ 30 Kasım 2012, Cuma / İlaç Rehberi


Xetanor 20 Mg 30 Tablet formulü, Xetanor 20 Mg 30 Tablet endikasyonları, Xetanor 20 Mg 30 Tablet Kapsül kullanım şekli:

Sinir Sistemi, Nöroloji, Antidepresan

Formülü:
Paroksetin, 30 mg

Farmakolojik özellikleri:
Farmakodinamik Özellikleri: Paroksetin, selektif serotonin reuptake (gerialım) inhibitörü (SSRİ) bir antidepresan ilaçtır. Paroksetinin antidepresan etkisi ile obsesif kompulsif bozukluk (OKB), panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisindeki etkinliğinin, nöronal serotonin geri alımının inhibisyonu sonucu SSS’de serotonerjik aktivitenin artması ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. İnsanlara klinik dozlarda paroksetin uygulanan çalışmalarda, ilacın insan plateletlerine serotonin alımını bloke ettiği gösterilmiştir. Hayvanlardaki in vitro çalışmalarda da paroksetinin nöronal serotonin geri alımını güçlü ve yüksek oranda selektif olarak bloke ettiği, noradrenalin ve dopamin geri alımı üzerinde çok zayıf etkisi olduğu belirtilmektedir. İn vitro bağlanma çalışmaları paroksetinin; muskarinik, alfa1-, alfa2-, beta-adrenerjik-, dopamin (D2)-, 5-HT1-, 5-HT2-, ve histamin (H1)- reseptörlerine afinitesinin düşük olduğunu göstermektedir. Paroksetinin ana metabolitlerinin etki güçleri ise esas bileşiğe göre en fazla 1/50 oranındadır, yani esansiyel olarak inaktiftirler.

Farmakokinetik Özellikleri:
Paroksetin hidroklorür oral alımının ardından tamamiyle emilir. Sağlıklı erkek deneklere 30 gün süre ile 30 mg paroksetin tablet verilmesinin ardından deneklerin çoğunda kararlı durum konsantrasyonlarına ortalama 10 günde ulaşılmıştır. Kararlı durumda ortalama Cmax, tmax, Cmin ve t1/2 değerleri sırasıyla 61.7 mg/mL, 5.2 saat, 30.7 ng/mL ve 21.0 saat’tir. Kararlı durum Cmax, Cmin değerleri tek doz çalışmalarına göre beklenen değerlerin 6-14 katıdır. EAA0-24 değerine göre kararlı durumda ilaca maruz kalma, yine tek doz çalışmalarında tahmin edilen değerlerin 8 katıdır. İlacın akümülasyonu, paroksetini metabolize eden enzimlerden birinin kolaylıkla doymasına bağlıdır. Paroksetin SSS de dahil olmak üzere tüm vücuda dağılır. Plazmada %1’den daha düşük oranda bulunur. 100 ng/mL ve 400 ng/mL konsantrasyonlarda sırasıyla yaklaşık % 95 ve % 93 oranında plazma proteinlerine bağlanır. Paroksetin yüksek oranda metabolize edilir.

Metabolizma kısmen sitokrom P450IID6 yoluyla olur. Alınan dozdan sonra 10 günü aşan sürede dozun büyük kısmı (%64) idrarla ve metabolit olarak, geri kalanı da feçesle ve yine büyük ölçüde metabolit olarak atılır.Karaciğer ve Böbrek Hastalığında Farmakokinetiği: Karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda paroksetinin plazma konsantrasyonları artar. Bu nedenle ağır böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda paroksetinin başlangıç dozu düşük tutulmalı ve gerekiyorsa doz artan aralıklarla yükseltilmelidir.Yaşlı Hastalarda Farmakokinetiği: Yaşlı hastalarda yapılan bir mükerrer doz çalışmasında Cmin konsantrasyonlarının yaşlı olmayan hastalardakilerden %70-80 oranında fazla oldukları bulunmuştur. Bu nedenle paroksetinin başlangıç dozları yaşlı hastalarda düşük tutulmalıdır.

Endikasyonları:
XETANOR; depresyon ve anksiyete bozukluklarından obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu ile posttravmatik stress bozukluğunun tedavisinde endikedir. Depresyon: XETANOR, depresyon tedavisinin yanısıra tedaviye devam ile antidepresan cevabı sürdürmede de etkilidir.Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): XETANOR, DSM IV’e göre OKB tanısı konmuş hastalardaki obsesyon ve kompülsiyonların tedavisinde endikedir. Ayrıca paroksetinin OKB tedavisindeki uzun süreli etkinliği de saptanmıştır. Panik Bozukluk: XETANOR, DSM IV’de tanımlanmış, agorafobili ya da agorafobisiz panik bozukluğun tedavisinde endikedir. Paroksetinin panik bozukluk tedavisindeki uzun süreli etkinliği de 3 aylık bir relaps önleme çalışmasında gösterilmiştir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu: XETANOR, sosyal fobi olarak da bilinen ve DSM-IV’de tanımlanmış olan sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisi için endikedir.Yaygın Anksiyete Bozukluğu: XETANOR, DSM-IV’de tanımlanmış olan, kişinin kontrol etmekte güçlük çektiği aşırı anksiyete ve endişe (kaygılı bekleyiş) ile karakterize yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde de endikedir. Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB): XETANOR, DSM-IV’te tanımlanmış olan, ölüm veya ciddi bir kazayı ya da tehdidini içeren travmatik olaya maruz kalma sonucu gelişen PTSB tedavisinde endikedir

Kontrendikasyonları:
Paroksetinin monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ) veya tioridazin ile eşzamanlı kullanılması kontrendikedir. Ayrıca XETANOR, paroksetine ya da içerdiği inaktif maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan hastalarda da kullanılmaz.

Uyarılar/Önlemler:
MAOİ ile etkileşim potansiyeli: Diğer serotonin gerialım inhibitörü (SSRİ) ilaçlar ile MAOİ’ni eşzamanlı kullanan hastalarda; hipertermi, rijidite, miyoklonus, otonomik instabilite, delirium ve komaya yol açabilecek aşırı ajitasyonu içeren mental durum değişiklikleri gibi ciddi, bazen fatal reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, SSRİ tedavisinin hemen ardından MAOİ tedavisine geçen hastalarda da bildirilmiştir. Dolayısıyla paroksetinin, MAOİ ile eşzamanlı ya da MAOİ tedavisinin ardından 14 gün içerisinde kullanılmaması önerilmektedir. Aynı şekilde paroksetin bırakıldıktan en az 2 hafta sonra bir MAOİ ile tedaviye başlanmalıdır.

Tioridazin ile etkileşim potansiyeli: Tioridazinin tek başına uygulanması, torsade de pointes tipi aritmiler gibi ciddi ventriküler aritmilerle birlikte QTc aralığında uzama ve ani ölüme yol açabilir. Bu etkinin doza bağlı olduğu görülmektedir. İn vivo bir çalışmada, paroksetin gibi P450IID6 enzimini inhibe eden ilaçların, tioridazinin plazma düzeylerini yükseltebileceği gösterilmiş olduğundan, paroksetinin tioridazin ile kombine olarak kullanılmaması önerilmektedir.

Mani/hipomani aktivasyonu: Tüm antidepresanlarda olduğu gibi, paroksetin mani hikayesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Konvülsiyonlar: Paroksetinin konvülsiyon hikayesi olan hastalarda kullanılacağı zaman dikkatli olunmalıdır. Tedavi sırasında nöbet geçiren hastalarda ilaç kesilmelidir.
İntihar: Depresif hastalarda intihar girişimi olasılığı vardır ve anlamlı remisyon sağlanıncaya kadar bu olasılık devam edebilir. Yüksek risk grubundaki hastalar tedavinin başlarında yakından takip edilmelidirler.

XETANOR tedavisini sonlandırma: Yakın zamanda yapılan ve paroksetinin çeşitli endikasyonlarını destekleyen klinik çalışmalarda doz azaltılarak tedavinin bırakılması yoluna gidilmiştir. Yaygın anksiyete bozukluğu ve PTSB çalışmalarında dozun azaltılması, haftalık aralarla 10 mg/gün olarak gerçekleştirilmiştir. 20 mg/gün dozuna ulaşıldıktan sonra 1 hafta daha tedaviye devam edilmiştir.
Hiponatremi: Birçok hiponatremi vakası bildirilmiştir. İlacın bırakılması ile hiponatreminin düzeldiği görülmektedir. Bu yan etki, çoğunlukla yaşlı ve diüretik kullanan hastalarda ortaya çıkmaktadır.
Anormal kanama: Paroksetin tedavisi ile anormal kanama (çoğunlukla ekimoz ve purpura) bildirilen raporlar vardır. Herhangi bir neden-sonuç ilişkisi kesin olmamakla birlikte, trombosit agregasyonunun bozulması trombositlerdeki serotoninin tükenmesine bağlı olabilir.

Eşzamanlı sistemik hastalığı olanlarda kullanım: Eşzamanlı sistemik hastalığı olanlarda paroksetin ile klinik deneyim sınırlıdır. Metabolizmayı ve hemodinamik olayları etkileyebilecek hastalığı olanlarda veya böyle durumlarda paroksetin uygulanırken dikkatli olmak gerekir.
Eşzamanlı ilaç kullanımı: Hastalar; paroksetin tedavisi süresince kullandıkları veya kullanmayı planladıkları reçeteli, reçetesiz tüm ilaçları doktorlarına bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.
Alkol: Paroksetinin alkol kullanımına bağlı motor veya mental bozuklukları artırdığı saptanmamışsa da, hastalar tedavi süresince alkol almamaları konusunda uyarılmalıdırlar.
Araç ve makine kullanımı üzerine etkisi: Kontrollü çalışmalarda paroksetinin psikomotor performansı bozduğu gösterilmemişse de, paroksetinin kendilerini etkilemediğinden emin olana kadar hastalar, tehlikeli alet veya araç kullanırken dikkatli olmalıdırlar.

Tedavinin tamamlanması: Hastalar paroksetin tedavisinin 1.-4. haftalarında kendilerindeki düzelmeyi farketseler de, tedaviye doktorun belirlediği süre boyunca devam etmelidirler.
Hamilelikte kullanımı: Gebelik Kategorisi C’dir. Gebe kadınlarla yapılan yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar yoktur. Hayvan çalışmaları her zaman insanlardaki cevabı yansıtmadığından, paroksetin gebelikte yalnızca anneye sağlaması beklenen faydaları fetus üzerindeki olası zararlarından fazla ise uygulanmalıdır.

Emziren annelerde kullanımı: Diğer birçok ilaç gibi paroksetin de anne sütüne geçtiğinden, emziren annelere paroksetin verirken dikkatli olmak gerekir.
Geriatrik kullanımı: Farmakokinetik çalışmalar yaşlılarda klerensin azaldığını ve başlangıç dozunun düşürülmesi gerektiğini göstermiştir. Yan etki profili ve etkinlik bakımından genç ve yaşlı hastalar arasında bir farklılık bulunmamıştır. Paroksetin 18 yaş altı çocuklar ve ergenlerde kullanılmamalıdır.

Diğer tüm SSRİ’lar gibi XETANOR kullanan çocuk ve adölesanlar özellikle tedavinin ilk haftalarında gerek aile gerekse hastanın hekimi tarafından olası intihar artışı yönünden yakınen izlenmelidir.

Yan etkiler/Advers etkiler:
Paroksetin genellikle iyi tolere edilir. Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda paroksetin grubunda en az % 2 sıklıkta veya plasebo grubundan iki kat fazla görülen yan etkiler aşağıdadır. Tüm Vücut: Baş ağrısı, asteni, karın ağrısı, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, titreme, travma, infeksiyon.Kardiyovasküler Sistem: Palpitasyon, vazodilatasyon.Dermatoloji: Terleme, döküntü.Gastrointestinal Sistem: Bulantı, ağız kuruluğu, konstipasyon, diyare, iştah azalması, orofarenks rahatsızlığı (boğazda yumru ve boğazda sıkışma), dispepsi, midede gaz, iştah artması, kusma.Kas-İskelet Sistemi: Miyopati, miyalji, miyasteni.Sinir Sistemi: Aşırı uyku, sersemlik, uykusuzluk, tremor, sinirlilik, anksiyete, parestezi, libido azalması, ilaçlı olma hissi, konfüzyon, uyku hali, ajitasyon, anormal rüyalar, konsantrasyon bozukluğu, depersonalizasyon, miyoklonus, amnezi.Solunum Sistemi: Esneme, rinit, farenjit, sinüzit, solunum bozukluğu.Özel Duyular: Görme bozukluğu, tad almada değişiklik.Ürogenital Sistem: Ejakülasyon bozukluğu (çoğunlukla ejakülasyonda gecikme), diğer erkek genital rahatsızlıkları (anorgazmi, erektil disfonksiyon, ejakülasyon/orgazm gecikmesi, seksüel disfonksiyon ve empotans’ı kapsar), sık idrara çıkma, idrar yapmada bozukluk (çoğunlukla idrar etme güçlüğü), dişi genital rahatsızlıkları (çoğunlukla anorgazmi ve orgazma ulaşma güçlüğü), dismenore, üriner infeksiyon.

İlaç etkileşimleri:
Triptofan: Diğer SSRİ’leri gibi paroksetinin de triptofan ile eşzamanlı kullanılması etkileşime yol açabilir. Paroksetin ve triptofanı eşzamanlı alan hastalarda başağrısı, bulantı, terleme ve sersemlik gibi yan etkiler gözlenmiştir.MAOİ: Bkz. UYARILAR / ÖNLEMLERTioridazine: Bkz. UYARILAR / ÖNLEMLERVarfarin: İlk veriler, paroksetin ve varfarin arasında farmakodinamik bir etkileşim (protrombin zamanının değişmesi ile farkedilen kanama diyatezinde artış) olabileceği yolundadır. Klinik deneyim kısıtlı olduğundan paroksetin ve varfarinin eşzamanlı uygulanmasında dikkatli olmak gerekir.Sumatriptan: Tek tük bazı pazarlama sonrası raporlarda, bir SSRİ ve sumatriptan kullanımını takiben hastalarda güçsüzlük, hiperrefleksi ve inkoordinasyon tanımlanmıştır. Eğer bir SSRİ (örneğin; fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin, sertralin) ile sumatriptan eşzamanlı kullanılacak ise hastanın gözlenmesi önerilmektedir.Karaciğer metabolizmasını etkileyen ilaçlar- Paroksetinin farmakokinetiği ve metabolizması, ilaç metabolize eden enzimlerin indüksiyon ve inhibisyonundan etkilenebilir.Simetidin: Simetidin sitokrom P450 (oksidatif) enzimlerinin çoğunu inhibe eder.

Simetidin ile eşzamanlı uygulanmaları durumunda 20 mg’lık başlangıç dozunun ardından klinik etkiye göre paroksetin dozu değiştirilmelidir. Fenobarbital: Fenobarbital sitokrom P450 enzimlerinin çoğunu inhibe eder. Fenobarbitalin kararlı durum konsantrasyonlarında, eşzamanlı uygulanan paroksetinin AUC ve T1/2 değerleri düşük bulunmuştur. Fenobarbital ile eşzamanlı kullanımda paroksetinin başlangıç dozunda ayarlama yapmak gerekmez, doz klinik etkiye göre değiştirilmelidir.Fenitoin: Fenitoinin kararlı durum plazma konsantrasyonlarında paroksetinin AUC ve T1/2 değerleri düşüktür. Fenitoin ve paroksetinin eşzamanlı kullanımında klinik etkiye göre doz ayarlanmalıdır.Sitokrom P450IID6 ile metabolize olan ilaçlar: Antidepresanların çoğu (paroksetin, diğer SSRİ’ler ve TSA’ların çoğu) ve birçok ilaç sitokrom P450IID6 ile metabolize edilirler. Bu enzimle metabolize olan diğer ilaçlar gibi paroksetin de enzimin aktivitesini anlamlı olarak inhibe edebilir.

Paroksetinin sitokrom P450IID6 ile metabolize olan ilaçlarla eşzamanlı kullanımı halinde her iki ilacın normal dozlarından daha düşük dozlarda uygulanmaları gerekebilir. Bu nedenle; bazı antidepresanlar (örn. nortriptin, amitriptilin, imipramin, dezipramin ve fluoksetin), fenotiyazinler (örn; tioridazin) ve Tip 1C antiaritmikler (örn; propafenon, flekainid ve enkainid) veya bu enzimi inhibe eden ilaçlar (örn. kinidin) ile paroksetinin eşzamanlı kullanımında dikkatli olunmalıdır. Kararlı durumda, P450IID6 yolağı satüre iken, paroksetin klerensi P450IID6 gibi satüre olmayan diğer bir P450 izozimi yoluyla gerçekleşir. Sitokrom P450 III A4 ile metabolize olan ilaçlar: Paroksetinin IIIA4 inhibisyon derecesinin klinik olarak anlamlı olmadığı düşünülmektedir.Trisiklik Antidepresanlar (TSA): Paroksetin, TSA’ın metabolizmasını inhibe edebileceğinden, bu ilaçlarla eşzamanlı kullanımda dikkatli olunmalıdır.

Böyle bir durumda TSA konsantrasyonları izlenmeli ve gerekiyorsa TSA dozu azaltılmalıdır.Plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan ilaçlar: Paroksetin, eşzamanlı kullanımda, plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan başka bir ilacın kandaki serbest miktarını artırarak yan etkilerinin şiddetlenmesine yol açabilir veya paroksetin kanda serbest kalarak, yan etkileri artabilir.Alkol: Paroksetin alkolün yol açtığı motor ve mental bozuklukları artırmamasına rağmen, bu ilacı kullananların alkol almamaları önerilmelidir.Lityum: Paroksetin ve lityumun eşzamanlı kullanımında dikkatli olmak gerekir.Digoksin: Klinik deneyim az olduğundan, paroksetin ve digoksinin eşzamanlı uygulanmasında dikkatli olmak gerekir.

Diazepam: Kararlı durum konsantrasyonlarında, diazepamın paroksetinin farmakokinetiğini etkilemediği düşünülmektedir. Prosiklidin: Paroksetinin günlük oral dozları, prosiklidinin EAA0-24, Cmax ve Cmin değerlerini düşürmüştür. Antikolinerjik yan etkiler oluştuğunda, prosiklidinin dozu azaltılmalıdır.Beta-blokerler: Paroksetin propranolün kararlı durum konsantrasyonlarını değiştirmemiştir. Teofilin: Paroksetin ile teofilin etkileşimine ilişkin yeterli çalışma olmadığından, iki ilacın eşzamanlı kullanımında teofilin düzeylerinin izlenmesi gerekir.Elektrokonvülzif tedavi (EKT): EKT ile paroksetinin eşzamanlı kullanımına ilişkin klinik çalışma yoktur.

Kullanım şekli ve dozu:
XETANOR günde tek doz olarak (genellikle sabahları) yemeklerle veya aç karnına uygulanmalıdır. Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde mutad dozları 20-60 mg/gün’dür. Doz artırımları en az 1’er hafta ara ile uygulanmalıdır.Depresyon Mutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu 20 mg/gün’dür. Tüm antidepresanlarda olduğu gibi, tam etki geç ortaya çıkabilir. 20 mg doza cevap vermeyen hastalarda günde 10 mg’lık artışlarla dozaj maksimum 50 mg/gün’e kadar yükseltilebilir. İdame tedavisi: Paroksetin tedavisinin ne kadar devam etmesi gerektiği yolunda bir veri yoktur. Akut depresyon epizodlarında aylarca aralıksız farmakolojik tedavi gerektiği kabul edilmektedir. Paroksetinin etkinliği sistemik olarak değerlendirildiğinde, etkinin ortalama 30 mg doz ile 1 yıla varan süreyle devam ettiği görülmektedir.

Obsessif Kompulsif BozuklukMutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu günde 40 mg’dır. Tedaviye 20 mg/gün başlanıp, en az 1’er hafta ara ile 10 mg/gün’lük artışlar yapılmalıdır. Günlük maksimum doz 60 mg’ı aşmamalıdır.İdame tedavisi: Paroksetinin etkiliğinin uzun süre devam ettiği, 6 ay süreli relaps önleme çalışmasında ortaya konulmuştur. OKB, kronik bir durumdur ve tedaviye cevap veren hastalarda ilaca devam edilmesi düşünülmelidir. Paroksetin, etkili en düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamına karar vermek için için sık sık değerlendirilmelidir.Panik bozuklukMutad başlangıç dozu: Önerilen doz 40 mg/gün’dür. Tedaviye 10 mg/gün ile başlanmalı, doz artırımları 10 mg/gün’lük miktarlarda ve en az birer hafta ara ile yapılmalıdır. Günlük maksimum doz 60 mg’ı aşmamalıdır.İdame tedavisi: Uzun süreli etkinlik 3 aylık relaps önleme çalışmasında gösterilmiştir. Panik bozukluk kronik bir durumdur ve bu nedenle cevap veren hastalarda tedaviye devam edilmesi düşünülmelidir.

Paroksetin etkili en düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamının gerekliliği açısından sık aralıklarla değerlendirilmelidirler.Sosyal anksiyete bozukluğuMutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu 20 mg/gün’dür. Bu dozun üzerine çıkıldığında ek bir yarar sağlanmadığı bildirilmiştir. İdame tedavisi: Sosyal anksiyete bozukluğu da kronik bir durumdur ve bu nedenle cevap veren hastalarda tedaviye devam edilmesi düşünülmelidir. Paroksetin etkili en düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamının gerekliliği açısından düzenli aralıklarla değerlendirilmelidirler.Yaygın anksiyete bozukluğuMutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu ve etkinliği kanıtlanan doz 20 mg/gün’dür. Bunun üzerindeki dozlardan daha fazla yarar sağlanabileceğine dair yeterli kanıt mevcut değildir. Klinik çalışmalarda doz sınırları 20-50 mg/gün’dür. Doz artırımları 10 mg/gün’lük miktarlarda ve en az birer hafta ara ile yapılmalıdır. İdame tedavisi: Yaygın anksiyete bozukluğu kronik bir durumdur ve bu nedenle cevap veren hastada tedaviye devam edilmesi düşünülmelidir.

Paroksetin etkili en düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamının gerekliliği açısından düzenli aralıklarla değerlendirilmelidirler.Posttravmatik stres bozukluğuMutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu ve etkinliği kanıtlanan doz 20 mg/gün’dür. Bir klinik çalışmada paroksetinin etkinliğini gösteren doz sınırları 20-50 mg/gün olarak belirtilmiştir. Ancak bir sabit doz çalışmasında 40 mg/günlük dozun 20 mg/günlük doza göre daha etkili olduğuna dair yeterli kanıt bulunamamıştır. Doz değişiklikleri en az 1 haftalık aralarla, 10 mg/günlük artırımlar şeklinde yapılmalıdır. İdame tedavisi: Paroksetin tedavisinin ne kadar devam etmesi gerektiği yolunda bir veri yoktur.

Her ne kadar paroksetinin etkinliği 12 haftadan daha uzun bir dozlama ile kontrollü klinik çalışmalarda gösterilmemişse de PTSB kronik bir durumdur ve ilaca yanıt veren hastada tedaviye devam edilmesi akla yatkındır. Hastayı etkili en düşük dozda tutabilmek için doz ayarlamaları gereklidir ve hastalar periyodik olarak tedavi devamı ihtiyacı açısından değerlendirilmelidirler.Yaşlılarda ya da düşkünlerde ve ağır böbrek veya karaciğer yetmezliği olanlarda dozaj: Yaşlılarda, ağır böbrek veya karaciğer yetmezliği olanlarda önerilen başlangıç dozu 10 mg/gün’dür. Gerektiğinde doz artırılabilir. Günlük doz 40 mg’ı geçmemelidir.Hastaları paroksetinden bir MAOİ’ne geçirme veya MAOİ’nden paroksetine döndürme: MAOİ ile tedavi kesildikten en az 14 gün sonra paroksetin ile tedaviye başlanabilir. Benzer şekilde paroksetin bırakıldıktan en az 14 gün sonra Bir MAOİ’ne başlanabilir.

DOZ AŞIMI
Paroksetinin doz aşımı ile ilişkili en sık bildirilen yan etkiler; somnolans, koma, bulantı, tremor, taşikardi, konfüzyon, kusma ve sersemliktir. Paroksetinin (tek başına veya diğer maddelerle) doz aşımında gözlenen diğer belirti ve bulgular; midriyazis, konvülziyonlar (status epilepticus dahil), ventriküler disritmiler (torsade de pointes dahil), hipertansiyon, agresif reaksiyonlar, senkop, hipotansiyon, stupor, bradikardi, distoni, rabdomiyoliz, hepatik disfonksiyon semptomları (karaciğer yetmezliği, karaciğer nekrozu, sarılık, hepatit ve hepatik steatoz dahil), serotonin sendromu, manik reaksiyonlar, miyoklonus, akut renal yetmezlik ve üriner retansiyondur. Tedavi herhangi bir antidepresan ilaçla doz aşımının tedavisinde olduğu gibi genel ölçülere uygun olmalıdır.

Öncelikle havayolu açık tutulmalı, yeterli oksijenasyon ve ventilasyon sağlanmalıdır. Kardiyak ritm ve vital bulgular monitorize edilmelidir. Genel destekleyici ve semptomatik önlemlerin alınması gerekir. Kusturma önerilmemektedir. İlaç alımının hemen ardından veya semptomatik hastalarda eğer ihtiyaç varsa ve uygun bir havayolu koruması ile gastrik lavaj endike olabilir. Aktif kömür uygulanmalıdır. Bu ilacın dağılım hacmi yüksek olduğundan, zorlu diürez, diyaliz, hemoperfüzyon ve değişim transfüzyonundan fayda umulmamaktadır.

Paroksetinin bilinen spesifik bir antidotu yoktur.Bir trisiklik antidepresanı aşırı miktarda yutmuş olabilecek ve paroksetin alan veya son zamanlarda paroksetin almış olan hastalara özel dikkat gösterilmelidir. Böyle bir vakada trisiklik ilacın ana bileşiği ve/veya aktif metaboliti klinik bakımdan anlamlı sekel olasılığını artırabilir ve yakın medikal gözlem gereken süreyi uzatabilir. Doz aşımını tedavi ederken birçok ilacın alınmış olabileceği unutulmamalıdır.



Bir Cevap Yazın


7 − = altı