/ 03 Aralık 2013, Salı / İlaç Rehberi


Uyku İlaçları Nasıl Kullanılır? Uyku İlaçlarının Yan Etkileri Nelerdir?

Kişiyi rahatsız eden uykusuzluk sorunlarının tedavisinde uykusuzluk tipinin belirlenmesi önemlidir, ilaçların sağladığı “yapay” uyku, doğal uyku kadar dinlendirici olamaz.Tıpta uykusuzluk denince az uyuma, hiç uyumama ya da kötü ve dinlendirici olmayan uyku gibi uyuma bozuklukları anlaşılır.

Uyku insanların ruhsal ve bedensel yağlığı için zorunludur. Uyku gereksinimi yaş, alışkanlıklar, iklim koşulları ve kişisel özellikler gibi birçok nedene bağlı olarak değişir. Bazı insanlar gündüz saatlerinde uyuyamazken derin, ama kısa bir öğle uykusuna gereksinim duyanlar da vardır. Uykusuz bir gecenin sonunda insan kendini yorgun ve dinlenmemiş hisseder. Ama bu durum birkaç saat içinde düzelir. Uykusuzluğun sürmesi durumunda baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, çarpıntı, iştahsızlık, sindirim zorlukları gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Ayrıca ruhsal çöküntü, bunaltı ve huzursuzluk görülür.

Tam uykusuzluk, yani hiç uyuyamama çok ender görülen bir durumdur. Gereksinim duyulduğu kadar uyuyamama sıkıntısı ise en sık karşılaşılan uykusuzluk sorunudur. Bu kişiler genellikle az uyumanın yanı sıra dinlendirici olmayan bir uykudan yakınırlar.

Oluşum evresine göre üç tip uykusuzluk ayırt edilebilir. Bunların en sık görüleni başlangıç uykusuzluğu, yani uykuya dalma zorluğudur. Bu kişilerin zihinsel etkinliği yatağa yatınca azalacağına artar. Geçen günün olayları ve sorunları sürekli zihni uğraştırır. Uykusuzluğun birkaç gün sürdüğü durumlarda, bunaltı baş gösterebilir. Bazen kişi hemen uykuya dalar, ama bir-iki saat sonra uyanarak uzun süre uyumakta zorluk çekebilir.

Bazı kişilerin uykusu gece boyunca sık sık kesintiye uğrar ve derinleşmez. Bu ikinci tip uykusuzluğa kesintili uykusuzluk denir. Bu kişiler hekime, gözlerini gece boyunca hiç kırpmadıklarını, haftalar ya da aylardır hiç uyumadıklarını söyleyebilirler. Çünkü uyuma düzenleri altüst olmuştur ve yalnızca uyanık geçirdikleri süreleri hatırlarlar. Uykuları kesintili, yüzeysel ve dinlendirici olmaktan uzaktır.

Bazen uyanma sayısı az, ama uyanık kalma süresi uzundur. Yeniden uyumakta güçlük çekilse bile normal bir uykuya dalınır.

Yukarıda belirtilen durumların dışında erken uyuyup erken uyanılan üçüncü bir uykusuzluk tipi vardır. Bu tip sabah uykusuzluğu olarak tanınır. Bu kişiler sabah erken saatlerde uyandıktan sonra bir daha uyuyamazlar. Bazılarında uykusuzluk, yalnızca sabahları çok erken uyanma biçiminde ortaya çıkarken buna uykuya dalma zorluğu ve hafif, kesintili uyku da eşlik edebilir.

Etkili bir tedavi için uykusuzluk tipinin kesin biçimde belirlenmesi gerekir. Her uykusuzluk ilaçla tedavi edilemez. Bronş astımı gibi bazı hastalıklara bağlı uykusuzluklarda ise uyku ilaçlarının kullanılması tehlikelidir.

Ayrıca bazı kişilerin uykusu dinlendirici olmakla birlikte normalden daha kısa sürer. Uyuma süresi genellikle beş saatin altında kalır. Bu durumda ruh ve sinir hastalıkları ile uykusuzluk arasında ayrımın belirlenmesi çok önemlidir. Kısa süreli uykunun fizyolojik kökenli olduğu kesin biçimde saptandıktan sonra, bu kişilere bir sağlık sorunlarının bulunmadığı, uyku ilacı kullanmanın yanlış olacağı ve zarar verebileceği belirtilmelidir.

Hipnotikler
Tıp dilinde hipnotik adı verilen uyku ilaçlarının kullanım amacı beyni etkileyerek normale yakın bir uyku durumunun sağlanması ve uykunun yeterli dinlenmeyi sağlayacak ölçüde sürdürülmesidir. İstenen sonuçlar daha uzun süre, derin ve kesintisiz uyunması, erken uyanma sorununun çözümlenmesi ve uykunun daha dinlendirici olmasıdır. Ama yalnızca uyku üzerinde etkili ideal bir uyku ilacı yoktur. Her uyku ilacı beyni değişik biçimlerde etkiler. Bu ilaçlarla sağlanan uyku da hiçbir zaman normal uykunun yerini tutamaz. Gündüz saatlerinde uyuklama, bilinç bulanıklığı, reflekslerde zayıflama gibi birçok yan etki de ortaya çıkabilir. Uyku ilaçları kimyasal yapıları bakımından başlıca iki grup altında toplanabilir: Barbitüratlar ve diğer yatıştırıcı ilaçlar.

Barbitüratlar
Barbitüratlar sinir sisteminin uyarılmasını azaltan ilaçlardır. Uykusuzluk çeken hastalarda, uyku süresinde bir değişiklik yapmadan uykuya dalma zamanını kısaltırlar.

Uykusuzluk tedavisinde güçlü etki göstermelerine karşın, aşağıda belirtilen nedenlerden ötürü barbitürat kullanımı günümüzde çok azalmıştır:

• Kolayca gelişen bağımlılık.
• Giderek yetersiz kalan ilacın ancak yükseltilen dozlarla istenen etkiyi yapması. Bu da hem bağımlılığı, hem de ilacın zehir etkisini artırmaktadır.
• Uzun süreli kullanımın ardından tedavinin birden kesilmesi yüksek ateş, titreme, bilinç bulanıklığı ve kasılma nöbetleriyle seyreden ağır ilaç yoksunluğu belirtilerini ortaya çıkarmaktadır.
• Tedavi dozu ile zehirleyici dozun birbirlerine çok yakın olmasından ötürü zararlı etkilerin kolayca ortaya çıkabilmesi.
• Barbitüratlar alkolizm, yaşlılık, böbrek yetmezliği, karaciğer ve solunum sistemi hastalıkları gibi birçok durumda kullanılamaz. Sonuçta bu ilaçların kullanım alanı önemli ölçüde daralmaktadır.

Bezodiyazepinler
Benzodiyazepin türevleri bunaltıyı önleyici, uyku verici ve kas gevşetici ilaçlardır. Bazı benzodiyazepinler uyku verici olarak kullanılırken, bazıları daha çok bunaltı tedavisinde yatıştırıcı olarak kullanılır.

Benzodiyazepinlerin barbitüratlara göre birçok üstünlüğü vardır:
• Daha güvenlidirler. Ancak çok yüksek dozlarda zehirleyici etki gösterirler.
• Fiziksel bağımlılığa yol açma olasılıkları düşüktür. Yoksunluk krizine yol açmazlar.
• Bunaltıyı önleyici etkileri, uykusuzluktan yakınan kişilerde de olumlu sonuç verir.

Benzodiyazepin kullanımına bağlı olarak bazı istenmeyen durumlar da ortaya çıkabilir. Bunlar arasında bunaltı ve uykusuzluğun artması gibi ters etkiler, tedavi kesildiğinde ortaya çıkan gece uyanmaları, huzursuzluk ve kalıcı uykusuzluk sayılabilir.

Uyulması Gereken Kurallar
Bütün uyku ilaçlarının kullanımında uyulması gereken bazı genel kurallar vardır. Bunların başlıcaları aşağıda sıralanmıştır:

Uyku ilaçları ara verilmeden en çok bir ay kullanılmalıdır.

Uzun süreli tedavilerde ilaç alımı haftada 2-3 günle sınırlandırılmalıdır.

İlaç alımı yavaş yavaş bırakılmalıdır.

Uyku ilaçlarının olumsuz özelliklerinden biri de zamanla etkilerinin azalmasıdır. İstediği sonucu alamayan hastaların birçoğu kendiliğinden doz artırımına gitmekte ya da başka yatıştırıcılarla birlikte aşırı ilaç yüklemesi yapmaktadır. Son derece sakıncalı olan böyle bir durum karşısında bütün yatıştırıcı ve uyku ilaçları kesilerek hastayı bekleyen tehlikeler açıkça ortaya konmalıdır. Her uyku ilacı, uyku sonrasında da zihin üzerinde etkili olmayı sürdürür. Sonuçta gün boyu ortaya çıkabilen belleği zayıflatıcı, dikkati ve refleksleri azaltıcı bir uyuklama durumu oluşur.

İlaç Almadan Uyumanın Yolları

Bazı kurallara özen gösterilmesiyle ilaçlara bağlı kalmadan uykusuzluk sorunu çözülebilir. Uyku ilaçlarının en iyi değil, en son çare olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.
• Gün boyunca yeterli bedensel hareket yapılmalıdır.
• Yatağa girmeden önceki 2-3 saat içinde uyarıcı durum ve etkinliklerden kaçınılmalıdır.
• Uyumadan önce aşırı zihinsel ve bedensel uğraşılardan kaçınılmalıdır.
• Akşama doğru kahve, çay, çikolata gibi uyarıcı içecek ve yiyecekler alınmamalıdır.

Uyarıcı kabul edilen içeceklere karşı duyarlılık kişiden kişiye büyük değişiklik gösterir. Kişiler kendi durumlarını çok iyi değerlendirmelidir.
• Yatağa uyku gelince, ama olabildiğince aynı saatlerde gidilmelidir.
• Yatak odasında televizyon izleme, yemek yeme, çalışma gibi başka etkinliklere yer verilmemelidir.
• Yatak rahat, yatak odası loş ve sessiz, odanın nem oranı ve sıcaklığı uygun olmalıdır. Kısacası uyumak için ideal koşullar hazırlanmalıdır.
• Yatmadan önce sıcak bir duşun rahatlatıcı etkisi olabilir.
• Akşam yemeği kolay sindirilen hafif yiyeceklerden oluşmalıdır. Gün boyunca oturarak çalışanlar için akşam olunca yaklaşık yarım saat kadar süren bir gezintinin yatıştırıcı etkisi görülebilir.
• Sabahları yataktan hep aynı saatte kalkılmalıdır.

Her Üç Kişiden Biri Uykusuzdur
Son istatistiklere göre, erişkin nüfusun üçte birinde uykusuzluk sorunu vardır. Bunların yüzde 50’si ağır olgulardır. Hastalar genellikle hekime danışmadan uyku ilacı alma eğilimindedirler. Yaşlılıkta uykusuzluk sorunları artmakta, uyku ilacı tüketimi özellikle bu yaş grubunda yükselmektedir.

Bir önceki yazımız olan Kan Şekerini Düşüren İlaçlar Nasıl Kullanılır başlıklı makalemizde kan şekeri ilaçları hakkında bilgiler, kan şekeri ilaçları hakkında tavsiyeler ve kan şekeri ilaçları hakkında uyarılar hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.