/ 21 Şubat 2014, Cuma / Gögüs Hastalıkları


Uyku apnesi yani uykuda solunum durması hastalığı her yaşta görülebilir ama en sık orta yaşın sonlarında görülür. Aşırı horlaması olan, aşırı kilolu, orta yaşlı erkeklerde uyku-apne sendromunun olma olasılığı daha fazladır.

Şiddetli ve sürekli horlama, obstrüktif uyku-apne sendromu olarak isimlendirilen hastalığın en önemli belirtisidir. Bu durum kişinin eşini önemli derecede rahatsız eder,aynı zamanda kendi sağlığını ve gün içindeki performansını da bozar. Daralan hava yolundan nefes almak için kişi aşırı bir güç harcamakta ve dar bir pasajdan geçen hava horlama sesine neden olmaktadır.

Her 100 kişiden en az beşinde sadece horlama değil aynı zamanda uykuda nefes durması yakınmasıda vardır. Horlamanın kısa aralıklarla kesilmesi ve ardından derin ve gürültülü bir sesle kişinin tekrar nefes almaya başlanması gece içinde apnelerin (nefes durması) varlığını düşündürmelidir.

Bazı hastalarda solunum durmaları gecede 100-200 kez tekrarlamaktadır.Bu aynı zamanda uykunun gecede 100-200 kez bölündüğünü göstermektedir.Hastalar çoğu kez bu uyanıklıkların farkına varamamaktadır.Bu kişiler gece düzenli nefes alamadıkları için dokulara düzenli oksijen taşınamaz,ertesi gün yorgun ve uykulu olurlar.Uykudaki tekrarlayan solunum durmaları hipertansiyon ,kalp yetmezliği,kalp krizi ve felç gibi hastalıklara sebep olabilmektedir.

Gündüz aşırı uykululuk bu sendromun diğer belirtisidir.Bu durum kişinin çalışmasını,araba kullanmasını,hatta bir konuşmayı tamamlamasını olanaksız hale getirebilir , iş ve özel hayatında ciddi problemler yaşamasına neden olabilir. Hastalar bazen uygunsuz yerlerde uyuya kalabilirler, bu gündüz aşırı uykululuk hali ev-endüstriyel veya trafik kazalarına neden olabilir.

Hastalığın diğer yaygın belirtileri uykuda; boğulma hissi,terleme ,sık hareketlilik,reflü, sabah ağız kuruluğu yorgunluk,sabah baş ağrıları, konsantrasyon güçlüğüdür. Kolay sinirlenme, isteksizlik, iş veriminde azalma olabilmektedir. Bu tür şikayetler bazen birden başlayabileceği gibi bazende yavaş yavaş gelişmektedir. Yavaş başladığında hasta tarafından farkedilmeyebilmekte, ailesi ve arkadaşları tarafından bir hekime başvurması önerilmektedir. Bu nedenle şiddetli ve sürekli horlaması olan kişilerin uyku bozuklukları merkezlerine başvurup, gerekli testlerden geçmeleri gerekmektedir.

Hekiminize yukarıdaki şikayetlerle başvurduğunuzda şikayetlerinizin obstrüktif uyku-apne sendromu ile uyumlu olduğuna karar verirse sizi bir uyku bozuklukları merkezine gönderecektir.

Uyku bozuklukları merkezlerinde sizi vücudunuzun çeşitli yerlerine yerleştirilen elektrodlar aracılığı ile bir gece boyunca inceleyeceklerdir. Tüm gece poligrafik uyku tetkiki denen bu test sırasında mümkün olduğu kadar evinizdeki ortama yakın şartlarda, tüm gece boyunca uykunuz ve uykuda çeşitli vücud fonksiyonları kaydedilmekte ve görevli teknisyenler tarafından izlenerek videoya alınmaktadır.Tüm gece poligrafik uyku tetkikleri uzman hekimlerce değerlendirilmektedir.

Gerektiği durumlarda tüm gece boyunca yapılan test , ertesi gün mültipl uyku latensi testi (MSLT) denen bir test ile devam etmektedir. MSLT hastanın uykululuk hali hakkında hekime objektif bilgiler vermektedir. Test sırasında hastalar 2 saat aralıklarla 5 kez yatırılmakta uykuya dalış süreleri hesaplanmaktadır.

Obstrüktif uyku-apne sendromu şiddetinin ve diğer birçok parametrenin gösterdiği yönde tedavisi mümkün bir sendromdur;

1.Genel önlemler;
Bu hastalık obesite ile yakın ilişkilidir. Hastalığın kilo alma ile birlikte ortaya çıktığı düşünülürse ve çoğunlukla şişman erkeklerde olduğu göz önüne alınırsa kilo vermenin tedavideki rolü kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Alkol: Yatmadan önceki saatlerde alınan alkolün uykuda apnelerin daha sık ve uzun süreli olarak ortaya çıkmasına neden olduğu bilinmektedir. Alkol bu hastalarda uykuda ani ölümlere sebep olduğundan akşam saatlerinde alınmamalıdır.

Uyku ilaçları: Uyku ilaçları da alkole banzer bir etki ile solunum merkezini baskı altına almakta ve apnelerin uzamasına neden olmaktadır. Bu nedenle uyku ilaçlarına ihtiyaç duyuluyorsa mutlaka hekim kontrolünde alınmalıdır.

Pozisyon: Bazı hastalarda horlama ve/veya solunum durmaları sadece sırtüstü yatarken ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda sırta konulan yastıklar veya pijamaya yerleştirilen tenis topu hastanın sırtüstü yatmasını engelleyebilmekte ve uykuda solunum problemlerini çözebilmektedir.

2. CPAP (Sürekli Pozitif Basınç Tedavisi)

Obstrüktif uyku-apne sendromunun en etkili ve kesin tedavi yöntemidir. Temelde basıncı ayarlanabilen bir hava kompresörü aracılığı ile burundan maske ile basınçlı hava verilmekte, ağız içinde oluşan pozitif basınç, uyku sırasında hava yolunun gevşemesine ve tıkanmasına engel olmaktadır. Bu tedavi için hastanın uyku laboratuarında bir gece daha yatması, bu sırada uygun basıncın ayarlanması ve hastanın cihazı tolere edip edemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.

3. Ağız içi araçlar
Ağıza uygulanan , çok çeşitli tip ve boyutta olan bu cihazlar özellikle sadece horlaması olan hastalarda yada hafif şiddette uyku-apne sendromlarında etkili ve faydalı olmaktadır.

4.Cerrahi Tedavi
KBB muayenesinde burun-boğaz yapısında anormallikler araştırılır, ciddi bozukluklar operasyon ile düzeltilmektedir.

HAZIRLAYANLAR;

Dr. Şule PEKER,

Doç. Dr. Mehmet ÇELEBİSOY,

Prof. Dr. Galip AKHAN

Bir önceki yazımız olan Trakeit Hastalığı başlıklı makalemizde Trakeit belirtileri nedir, Trakeit nedir ve Trakeit tedavisi nasıl yapılır hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir cevap yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.