/ 06 Aralık 2013, Cuma / Sağlık Bilgileri


Kromoterapi terapisi nedir ve nasıl uygulanır? Kromoterapi terapisi hangi alanlarda kullanılır ve yan etkileri var mıdır?

Kromoterapi olarak da bilinen renk terapisi alternatif tıpta sıklıkla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Renk terapisi bir vibrasyonel iyileştirme mekanizması olarak ele alınır. Vibrasyonel tıp bitkiler, değerli taşlar, kristaller, su, güneş ışığı gibi nesne, organizma ve varlıklarda bulunan chi enerjisini kullanır.

Renkler elektromanyetik ışık enerjisinin nesneler üzerindeki yansımalarıyla oluşur. Renk terapistlerine göre gökkuşağı üzerinde yeralan tüm renklerin kendine özgü iyileştirici etkileri vardır. Dünyadaki başlıca ışık kaynağı olan güneş zaten başlı başına iyileştirici bir etkiye sahiptir.

Güneş ışığının olmadığı yerde sağlıklı bir yaşamdan söz edemeyiz. Renk terapisi eğitimi almış bir pratisyen fiziksel, duygusal veya ruhsal açıdan vücudumuzda vibrasyon bozukluğu gösteren alanları ışık ve renklerin iyileştirici etkilerini kullanarak tedavi etmeye çalışır.

Renk Terapisinde Kullanılan Araçlar:

Değerli taşlar

Mumlar

Kristaller

Kristal ve cam prizmalar

Renkli kumaşlar

Renkli banyo kürleri

Renkli göz lensleri

Lazerler

Renklerle tanışıklığımız bebekliğimize rastlar. İnsanlar çocuklarının odalarını renklerin etkilerinin bilincinde olmadan pastel renklerle donatır. Aslında bu iyi bir şeydir. Çocuğunuzu için rahatlatıcı ve sıcak bir ortam hazırlamak onun fiziksel ve ruhsal gelişiminde olumlu etkiler yaratacaktır.

Bilimsel açıdan renk terapisi

Renklerin insanlar üzerindeki etkisi bilim adamlarının da ilgisini çekmektedir. Bilim adamları renklerin insanlarda duygusal reaksiyonlara yol açtığını kabul etmektedir. Öte yanda renklere verilen tepki insandan insana farklılık gösterebilir.

Bazı renk terapistlerine göre renk terapisi vücudun vibrasyon enerjisini düzenlerken insanlarda hormonal değişikliklere de yol açabilir. Mutluluk hormonu olarak da bilinen endorfinin salgılandığında pek çok rahatsızlık ve huzursuzluk semptomunu yok ettiği pek çok bilimsel araştırmanın da konusu olmuştur.

Renk terapistlerine göre örneğin renklendirilmiş su ve çiçekler eşliğinde düzenli olarak yapılan banyo vücut enerjisini düzenler ve endorfin hormonunu tetikler. Böylece bedenimizin zamanla daha sağlıklı bir yapıya kavuşması ve ağrılardan kurtulmamız sağlanır.

Güneş ışığının sahip olduğu elektromanyetik enerji dünyamızdaki doğal yaşamı devam ettirir. Işık yeterince alınmazsa canlılar hayat enerjisini tam olarak alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Renk terapisi metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak için renk enerjilerinden faydalanmak için yapılan terapidir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır. Reiki, müzik, şarjlı sular ve renk şuruplarıyla ihtiyaç duyulan renk vücuda yüklenir. Renk bir enerjidir. Giysilerimiz bizim hem ayıracımız hem de renk süzgecimizdir.

Renklerin büyülü dünyası hakkında fikir sahibi olmak için her şeyden önce ışık kavramını incelememiz gerek ışık rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından, çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığı ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır.

Örneğin koyu renkte görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Açık renkli nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. Parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar. Işığı oluşturan dalga boylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterir. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık değişik dalga boylarına dönüştüğünde çeşitli renkler ortaya çıkar.

Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun sadece çok küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin birçok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur.
Ancak renklerle tedavinin temelini tüm bu bilgiler oluşturur. Çünkü değişik frekanslardaki ışıklar (renkler) vücudun çeşitli bölgelerindeki enerjilerle bir iletişim halindedir. Einstein bütün kütleleri enerjinin fonksiyonu olarak açıklamıştır.

Bu teori(İzafiyet Teorisi) bir kütleye yüksek hızda bir titreşim uygulandığında kütlenin enerjiye dönüşeceği fikrini yansıtıyor. Demek ki katı maddeler düşük hızla titreşen enerjidir. Bizlerin bir kütle olduğunu, katı enerji olarak bir fanus içine konduğumuzu düşünün. Enerji gücümüzü nasıl hızlandıracağımızı keşfedebilirsek fiziki bedenimizin moleküler yapısını değiştirebiliriz. Aslında şifa vermek budur. Sağlığımız için enerjiyi doğru kullanmalıyız. Bu pozitif ve güçlü enerjiyi hepimiz enerji dolu güç santralleriyiz. Bu da reiki ile terapinin önemini destekliyor.

Bir önceki yazımız olan Moraterapi Nedir, Nasıl Uygulanır başlıklı makalemizde Dışarıdan uygulanan rezonanslar, mora biorezonans nasıl uygulanır ve mora biorezonans nedir hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.