/ 14 Kasım 2012, Çarşamba / Ruh Sağlığı


Obsesif Kompulsif Bozukluk, diğer adıyla takıntı hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır? Obsesif Kompulsif Bozukluk hastalığının belirtileri nelerdir ve Obsesif Kompulsif Bozukluk hastalığı nasıl tedavi edilir?

Obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete (endişe) bozuklukları kategorisindeki bir psikolojik bozukluktur. Bu bozukluğa sahip olan insanlar, zihinlerindeki obsesif (saplantılı) düşüncelerden dolayı endişe hissederler ve bu endişeyi ortadan kaldırmak için, kompulsif yani tekrarlayan davranışlarda bulunurlar.

DSM-IV obsesyonları (saplantılı düşünceleri) şöyle tanımlamıştır:

1.Rahatsızlığın bazı dönemlerinde uygunsuz yaşanan, strese ya da endişeye yol açan, tekrarlayan ve kalıcı olan düşünceler, dürtüler ya da görüntülerdir.
2.Gerçek yaşam sorunlarına dair aşırı kaygı duymak gibi değildir.
3.Kişi, başka düşünceler ve davranışlarla görmezden gelip bastırmaya çalışır.
4.Kişi, bu düşünce, dürtü ya da görüntüleri kendi zihninin yarattığını bilir.

Kompulsif davranışlar ise şöyle tanımlanmıştır:

1.Kişinin obsesyonunu düşürmek için yaptığı ya da kesinlikle yapılması gereken kurallar olarak gördüğü tekrar eden davranışlar (örn; el yıkama, düzenleme, kontrol etme), düşünsel eylemlerdir (dua etmek, saymak, sessizce kelimeleri tekrarlamak).

2.Davranışlar ve eylemlerin, engellemek istedikleri olayla gerçekçi bir bağlantısı yoktur ya da bunlar aşırıdır fakat kişi bu davranışları ve düşünsel eylemleri, kaygısını düşürmek ya da korkulan bir olayı engellemek amaçlı yapar. Dolayısıyla, bu endişe kompulsif davranışlarla kısa bir süre düşürülse de kişi tekrar endişe duymaya başlar ve bu bir döngüye dönüşür.

OKB Neden Ortaya Çıkar?

OKB’nin etkenleri farklı psikolojik ekollere göre değişmektedir. OKB’nin Nedenleriyle İlgili Görüşler:

Bilişsel-davranışçı ekolün odak noktası gerçekçi olmayan, zorla giren düşüncelerdir. Bu bozukluğa sahip kişi bilincine giren bu düşünceleri engellemede zorluk yaşar ve bunları görmezden gelemez. Ayrıca, bu gerçekçi olmayan düşünceler abartılı bir sorumluluk hissinden kaynaklanabilir ve kişi bunların istenmeyen sonuçlarını kontrol edebileceğini düşünür. Bu abartılı sorumluluk duygusu, ahlaki düşünce tarzı ile kontrol hissinin birleşmesinden kaynaklanır. Kontrol hissi, sonuçları kontrol etme yetisine sahip olma hissidir. Diğer bir taraftan, kişi ahlaki olarak bu düşüncelerin uygunsuz olduğunu kabul ettiği için, kontrol etmek zorunda olduğunu düşünür.

Sonuç olarak bu düşünce tarzı, kişide, zihnini kontrol edebileceği arzusunu uyandırır. Ayrıca, kişinin belirsizliğe tahammülü zayıftır ve kontrol etme çözümlerinin mükemmel, hatasız olması gerektiğine inanır. Böylece, tüm bunlar yüzünden, kişi obsesyonlar karşısında endişesini düşürmek için belirli katı kurallar belirler ve bunlara göre davranır. Bu davranışlar edimsel koşullama ile desteklenir çünkü kişinin endişesi tekrarlayan zorlantı davranışlarıyla kısa bir süre de olsa düşürülmüştür.

Psikanalitik ekolün odak noktası ise saplantı nevrozudur. Kişiler arzu ve saldırganlık dürtülerini bastırmak istedikleri ve bunu tam olarak yapamadıkları zaman, gerçekçi ve gerçekçi olmayan düşünceler kişinin zihninde çatışmaya başlar. Böylece, saplantı nevrozu yaşarlar ve bu durum saplantılı düşüncelere yol açar. Ayrıca, bilişsel-davranışçı ekolde bahsedildiği gibi, kişiler düşüncelerine fazla değer yüklerler ve bu düşüncelerin ya da dürtülerin çok güçlü olduğuna inanırlar. Aynı zamanda, bu dürtüler karşısında suçluluk hissederler ve bunların kontrol edilmesi gerektiğini düşünürler. Kişinin iç dünyasındaki bu çatışmalar, uygunsuz düşüncelerini ve endişelerini, daha uygun bir yola yönlendirmek için kişiyi zorlar. Ayrıca, bu ekole göre, çocukluktaki tuvalet eğitimi sırasında, çok katı ebeveynlerin çocukları olan kişilerin zihinlerinde kirlenme ile ilgili bir saplantı olduğu düşünülür ve bu saplantılar ileriki yaşlarda OKB’ ye yol açar.

Ayrıca, stresli yaşam olayları da obsesif düşüncelere ve tekrarlayan davranışlara yol açabilir. Yaşadığımız çok stresli bir olay sonucunda obsesyon geliştirebiliriz. Mesela, küçük yaşta annesini kaybetmiş ve babasından da yeterli ilgi alamamış bir çocuk, bağlılığı tam olarak öğrenememiş olduğundan ileriki yaşlarda aile kavramının bozulmaması ile ilgili aşırı bir kaygı hissedebilir ve bunun için belirli katı kurallarda bulunma gerekliliği duyabilir.

Tedavi ve Başa Çıkma Yolları

OKB için en genel ve etkili tedavi yolu bilişsel-davranışçı terapidir. Bu terapi sıklıkla, davranış engellemesi ve maruz bırakma terapisi ile birleştirilir. Terapinin amacı kişinin gerçekçi olmayan düşüncelerinin farkına varmasını sağlayabilmektir. Yetişkinlerde ve çocuklarda, terapist bu saplantılı düşünceler ve tekrarlayan davranışlar ile ilgili kişi ile konuşur ve kişiye bu düşünceler ve davranışların açıklamasını yapar. Sonrasında, kişiden kendi saplantılı düşünce ve tekrarlayan davranışlarıyla ilgili açıklama yapması beklenir. Ayrıca, tedavi, maruz bırakma ile ilgili ev ödevlerini de içerir. Maruz bırakma terapisinde, terapist, kişi ile birlikte bir endişe hiyerarşisi listesi hazırlar. Bu liste endişe yaratan uyaranları ve olayları kapsar. Terapist, kişiden bu listeyi en fazla endişe yaratandan en az endişe yaratana kadar sıralamasını ister ve tedavi süresince kişi, sırasıyla bu listede olan uyaranları ve olayları en hafiften en fazlaya kadar deneyimler.

Bu deneyimler, kişinin endişe yaratan durumlarla karşılaştığında, bu endişenin yavaş yavaş üstesinden gelmesine yardımcı olur. Ayrıca, bu tekrarlayan maruz bırakma, kişiye, ritüel olarak yaptığı davranışlar karşısındaki gerçekçi olmayan beklentilerini tekrar değerlendirme fırsatı sunar. Bu maruz kalma deneyimleri arasında, kişiyi daha fazla bir endişeye sürüklemeyi önleme amaçlı, rahatlama eğitimi de uygulanır. Öte yandan, kişi bu deneyimleri yaşadığında ve buna bağlı olarak endişesi arttığında, tekrarlayan davranışlarını yapması engellenir. Sonuç olarak, kişi tekrarlayan davranışlar yapmadığında da düşüncelerinin kötü sonuçlara yol açmayacağını öğrenmiş olur. Kişinin bu öğrenimi, davranışlarla bağlantılı olarak geliştirdiği inançların kırılmasına da sebep olur. Böylece, gündelik hayatta aksamalara neden olmuş olan düşünceler ve kaygılar yavaş yavaş çözülür.

İlaç tedavisi de OKB’ de uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bazı ilaçlar, beyindeki serotonin salgılaması fonksiyonunun bozuk olduğu yerlere etki ederler ve bu alanlardaki serotonin miktarını arttırırlar. Bu kategorideki ilaçların, diğer kategorilerdeki ilaçlara göre daha etkili ve yan etkilerinin daha az olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Özellikle, OKB’ nin depresyon ya da diğer psikolojik bozukluklarla birleştiği kişilerde, ilaç tedavisi ve bilişsel-davranışçı terapinin birlikte uygulanması bozukluğun iyileşmesinde daha etkili olduğu araştırmalarla desteklenmiştir.

OKB tedavisi yorucu ve zorlayıcı olabilir. Kişinin kendi endişesini kontrol etmek zorunda kalması bazen kişi için çok yıpratıcı olabilir. Dolayısıyla, bu zorlayıcı tedavi sırasında, tedaviyi bırakmak kötü sonuçlara yol açabilir. Kişi bir sorun ya da sıkıntı yaşadığında bunu terapisti ya da doktoruyla paylaşmalıdır. Ayrıca, OKB hakkında bilgi edinmek, kişiyle benzer durumlar yaşayan insanları tanıyıp onlarla görüşmek, tedavi sırasında çok yararlı olabilir. Bunun yanında, kişinin enerjisini aktarabilecek daha sağlıklı yollar bulması, örneğin hobi, egzersiz ya da meditasyon gibi alanlara kendini yönlendirmesi tedavi aşamasında çok yardımcıdır.

Bu zorlayabilen tedavi sürecinde, kişinin daha sağlıklı bir yaşam için amaçlarını belirlemesi ve bu konuda motive bir şekilde kalması çok önemlidir. Kişi bilmelidir ki OKB’nin tedavi edilmesi için en önemli güç kendi elindedir. OKB’ si olan kişinin yakınları ise tedavi sırasında hastaya destek olmalıdır. Zaten kişi de bu düşünce ve davranışların gerçekçi olmadığını bildiği için yakınları, kişinin davranışlarını eleştirmek yerine onu anladıklarını belirtmelidir. Bu destek ve anlayış tedavinin seyrini kolaylaştıracak ve kişinin dışlandığını değil, anlaşıldığını hissetmesine yol açacaktır.

Bir önceki yazımız olan Yoga Merkezleri Adresleri başlıklı makalemizde Yoga Merkezleri Adresleri, Yoga Merkezleri iletişim bilgileri ve Yoga Merkezleri İstanbul hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir cevap yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.