/ 19 Mayıs 2013, Pazar / Sağlık Bilgileri


Homeopati nedir ve homeopati tedavisi hangi hastalıklarda uygulanır? Homeopati, bedenin kendi iyileşme gücünü harekete geçiren bir şifa yöntemidir. Cerrahi müdahale gerektiren durumların dışındaki hastalıkların büyük çoğunluğunda homeopati kullanılabilir.

Genellikle iyileştirir; iyileştiremediklerine ise kesinlikle zarar vermez! Yaklaşık 200 yıl kadar önce Almanya’da Dr. Samuel Hahnemann tarafından geliştirilerek dünyaya yayılan, bedenin kendini doğal olarak iyileştirmesine yardım eden etkili bir bilimsel sistemdir.

“Benzeri benzer ile tedavi”, yani “Similia similibus currentur”(benzer benzeri tedavi eder) homeopatinin temel yasasıdır. Buna göre, herhangi bir madde sağlıklı bir kişide hastalık belirtileri oluşmasına yol açıyorsa, aynı hastalık belirtilerini gösteren bir hasta o maddeyle tedavi edilebilir. Homeopatik tedavide bir takım belirli prensiplere göre hazırlanmış preparatlar kullanılır.

Homeopati Tedavisi

Homeopatik tedavi, semptomlara göre birkaç saate veya birkaç yıla uzanabilecek bir analiz ve çok sayıda kontrolden oluşur. Örneğin, akut bir yaralanmada homeopatik bir ilaç ile birkaç saat içinde büyük başarılar elde edebiliriz.

Kronik bir hastalıkta ise anlaşılabileceği gibi tedavi süreci uzar. Ama terapinin başlangıcından itibaren belli bir düzelme ve güç artışı da gözlemlenir. Örneğin 20 yıldır migreni olan ve ağrılarından dolayı ayda iki üç kere hastaneye giden ve hastalığı giderek artan bir hastanın şikayetleri homeopati tedavisinin başlangıcından itibaren bir iyileşme gösterir. Homeopatik tedavinin başlamasından itibaren hastaneye gitme ihtiyacı azalır ve belli bir süre tedaviyle özellikle migrene ait hiçbir şikayeti kalmaz. Analiz, homeopatik tedavinin temelidir. Analizde hastalığın ve genel semptomlarının tam gözlemlenmesi, özenle kayda geçirilmesi ve değerlendirilmesi gerekir.

Homeopat, dikkatini vücuda bir bütün olarak yöneltir ve bu bütünde ruhsal ve zihinsel hali de kapsar. Zihinsel şikayetler vücuttaki hastalığın gelişiminden ayrılmaz aksine ciddiye alınır ve ayrıntılarıyla incelenir. Hastanın genel durumunu tasvir edişi homeopatik hastalık tanısının önemli bir bölümüdür. Ve bu ilaç seçimine çok etkilidir.

Analizde homeopat, nasıl ağrıyor, nasıl uyuyorsunuz, dışkınız ne renk, cinsel yaşamınız nasıl, sütü sıcak mı içiyorsunuz soğuk mu, neler yiyorsunuz, ne tür korkularınız var gibi, belki komik gelebilecek sorular sorulabilir. Bunların yanında ruh halinizle ilgili hiç duymadığınız, önceden düşünmediğiniz sorularla karşılaşabilirsiniz.

Bu analizle kaydedilen bulgularınız homeopat tarafından size uygun ilacı bulmak için değerlendirilir. İlk kontrol genel olarak ilacın alımından bir veya iki hafta sonra yapılır ve bu homeopatik tedavide çok önemlidir. Bu kontrolde homeopat ilacın ne derecede çalıştığını veya başka bir ilacın daha uygun olup olmayacağını tespit edebilir. Bundan sonra kontroller arasındaki süre giderek uzar. Her görüşmede kontrollerdeki semptomlar tekrar soruşturulur ve böylece homeopat nasıl devam etmesi gerektiğini görür. Tedaviye başvurma nedeni olan rahatsızlığın dışında oluşmuş başka rahatsızlıklara da homeopatiyle çözümler bulunabilir.

Homeopatik Tedavi Sürecinde Nelere Dikkat Edilemelidir?

En önemlisi başlangıçtaki analizde duygular, hisler ve olaylar üzerine mümkün olduğu kadar açık konuşmak gerekir ki, homeopat uygun, ilacı en hızlı bir şekilde bulabilsin. Hasta içsel duygularına, duyumlarına ve rüyalarına dikkat etmeyi öğrenmelidir. Başlangıçta hastanın homeopata güvenmesi, her konuda ayrıntılı bilgi vermesi ve aklına takılan soruları homeopata yöneltmesi çok önemlidir.

Homeopati tedavisi sırasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır:

● Mentollü yiyecek ve maddeler alınmamalı, koklanmamalı, kullanılmamalıdır. Çünkü mentollü yiyecekler, mentollü diş macunları, mentollü sakız yada şekerler, (vicks de dahil) homeopati ilaçlarının etkilerini ortadan kaldırır.

● Bitkisel maddeler tedavi amaçlı olsun veya günlük kullanımda olsun SÜREKLİ kullanılmamalıdır. Aroma terapisi, bitkisel çaylar, bazı baharatların sürekli kullanımı homeopati tedavisini olumsuz yönde etkileyebilir.

● Kahve, çay, alkol, sigara, vitamin hapları, mineraller, şarap, kahve v.s. gibi maddelerin kullanımının azaltılmasını da tavsiye edebiliriz.

İlaçların kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar homeopat tarafından hastaya iletilmektedir

İyileşme Süreci

Eğer yaşam gücü homeopatik ilaçlarla temas ederse aşağıdaki reaksiyonlar ortaya çıkabilir:

● İlk reaksiyon diye adlandırılan durum; pek çok vakada hemen hemen hiç fark edilmez, ama bazı durumlarda doğal olarak şikayetler kısa süreli biraz artabilir.

●Bastırılmış semptomlar hafif bir biçimde tekrar geri gelebilir. Mesela 10 yıl önce iki ay kadar mide ağrısı çekilmişse, tedavi sırasında bu ağrılar hafif bir biçimde birkaç günlüğüne ortaya çıkabilirler.

●İyileşme süreci içeride ishal, burun akıntısı, egzamalar, kısa ateşlenmeler ve benzeri bulgular oluşabilir. Buna homeopatide “bahar temizliği” diyoruz. Bu durumda endişe duymadan homeopatınızla bağlantıya geçerseniz, sizi aydınlatacaktır.

Bir önceki yazımız olan Foton Terapi Nedir başlıklı makalemizde biofoton nedir, biofotonun hormonel etkileri ve biofotonun hücresel etkileri hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir cevap yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.