/ 25 Ağustos 2012, Cumartesi / Ruh Sağlığı


Modern çağın yaygın ve önemli bir sorunu olan depresyon hamilelik döneminde asla göz ardı edilmemesi gereken bir hastalık.

Gebelikte depresyon görülme oranı %9 civarındadır. Özellikle gebeliğin 1. ve 2. trimestrinde(ilk 3-6 ay) depresyon görülme riski daha fazladır. Özellikle ilk 3 ayda depresyon bulguları gebeliğin belirtileriyle karışabilir. Çünkü her ikisinde de yorgunluk, çok uyuma, iştah değişiklikleri, mide bulantısı olabilir. Kadınlarda östrojen düzeyinin değişmesi depresyon riskini de artırır. Geçmişte düşünülenin aksine gebelik kadınlarda psikiyatrik hastalıklara karşı koruyucu değildir.

Daha önce geçirilmiş depresyon, premenstrüel disforik bozukluk (adet öncesi gerginlik) yaşayanlar, genç yaşta hamile kalanlar, sınırlı sosyal desteği olanlar, , çocuk sayısı fazla olanlar, evliliğinde sorunlar yaşayanlar, gebelikle ilgili çelişkili düşüncelerde olan kadınlarda gebelikte ve doğum sonrası dönemde depresyon riski daha fazladır. Eğer gebelikte yaşanan depresyon tedavi edilmezse annede yetersiz beslenme ve bebekte kilo alamama, intihar düşünceleri ve girişimi olabilir, gebelikde preeklampsi ve hipertansiyon görülme sıklığı artabilir, spontan abortus görülebilir.

Anne ve dolayısıyla bebek kötü beslenir ve buna bağlı olarak yeni doğanda doğumsal sorunlar görülebilir, erken doğum riski olabilir.Eğer hamilelikte depresyon tedavi edilmezse doğum sonrasında da depresyon devam edebilir, bu da emzirme dönemini etkileyebilir.

Bir önceki yazımız olan Cep Telefonu Bağımlılığı başlıklı makalemizde Cell Phone Addiction, cep telefonu bağımlılığı ve cep telefonu bağımlılığı belirtileri hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir cevap yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.