/ 24 Ocak 2017, Salı / Alternatif Tıp


Bilinçsiz kullanılan bitki içerikli çaylar yan etki yaparak bazı rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Bitki çayları nasıl yapılmalı ve nelere dikkat edilmeli? Doç. Dr. Tuğçe Fafal halkı uyarıyor:

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Tuğçe Fafal, yaptığı açıklamada, tıbbi ve aromatik bitkilerin etkili bileşenlerinin analizi konusunda çalışmaların sürdüğünü, bitkilerin olumlu etkilerinin yanında istenmeyen birçok soruna yol açabileceğini söyledi.

Adaçayı, ıhlamur ve kuşburnu bitkisinin özellikle kış aylarında grip ve soğuk algınlığına karşı kullanıldığını hatırlatan Fafal, genelde kaynatma usulü hazırlanan bitkilerin etkili bileşiklerini kaybettiğini ifade etti.

Kış çaylarında kullanılan bitkilerin “infüzyon” adı verilen biçimde kullanılması gerektiğini anlatan Fafal, şu bilgileri verdi:

“Adaçayı ve ıhlamuru kaynattığımızda içindeki etkili bileşikleri uçabiliyor. Demleme usulü ile 5 dakika kaynar su içinde ağzı kapalı biçimde beklettikten sonra tüketmek gerekiyor. Böyle yapmazsak etkisi azalabilir. Bitkiler tamamen zararsız değil. Kür şeklinde 3 aydan fazla kullanıldığında yan etkiler de gözlemlenebiliyor. ”

Adaçayının çok ve yanlış kullanımında özellikle erkeklerde hormonal dengesizliklerin görüldüğünü vurgulayan Fafal, kış çaylarının günde en fazla 2-3 bardak tüketilmesi gerektiğini, aksi durumda yan etkilerinin de artabileceğini dile getirdi.

Bitki çayları kullanımında en önemli konunun ise “doğru bitki tüketimi” olduğuna dikkati çeken Fafal, “Papatya çayı adı altında bilinçsizce kullanılan başka bitkiler var. Papatya olarak satılan seneico artemis bitkisi aktarlar tarafından satılabiliyor ve toksik bileşikler istenmeyen etkiler ortaya çıkarabiliyor. Karaciğerde toksik etki ortaya çıkabilir. Bazı bitkilerin yanlış kullanımında böbrek ve karaciğerde harabiyet oluşabiliyor.” diye konuştu.

Fafal, yanlış bitki kullanmak istemeyen bir vatandaşın bitkilerle ilgili eğitim alan eczacılara başvurması gerektiğini vurgulayarak, “Bitkiler yanlış kullanıldığında en ağır olarak ölüme kadar giden tablolara neden olabilir. Belki de 3-5 sene sonra böbreklerde kanser görülebilir ve tüketici bunun nedenini bile bilmeyebilir.” diye konuştu.

AA



Bir Cevap Yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.