/ 03 Aralık 2013, Salı / İlaç Rehberi


Antidepresan ilaçlar nasıl kullanılır? Antidepresan ilaçların yan etkileri nelerdir?

Günümüzde sık karşılaşılan ruhsal çöküntünün (depresyon) ilaçla tedavisinde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Antidepresan ilaçlara ek olarak ilaç dışı tedaviler göz önüne alınmalı ve hastaya psikolojik destek sağlanmalıdır.

Çöküntü, kişide yaşama coşkusunun azalması; kederlenme; ilgi, güven, merak ve heyecan duygularının kaybolmasıdır. Bu duruma ruhsal ve bedensel pek çok belirti eşlik eder. Çöküntü tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçlar yaşama coşkusunu artırır.

İlaç Dışı Çöküntü Tedavisi
Antidepresan ilaçlar seçilirken çöküntüde ilaç dışı tedavinin de uygulanabileceği göz önüne alınmalıdır, intihar eğilimi olan olgularda özellikle dikkatli olunmalıdır.

Tedaviye yanıt vermeyen ağır çöküntülerde elektroşok da uygulanabilir. Bu koşullarda elektroşok diğer tedavi yöntemlerine göre daha etkindir.

Antidepresan İlaçlar
Antidepresan ilaçların çeşitleri son yıllarda hızla artmıştır; en sık kullanılanlar üç halkalı antidepresanlardır. Üç halkalı antidepresanlar rastlantı sonucu bulunmuştur. 1940′larda kimyasal yapısı nikotinik asite benzeyen ilaçların verem tedavisinde etkili olduğu saptanmıştır. Bu ilaçların kullanımı veremlilerde neşe ve kendine güven hissi uyandırmıştır. Söz konusu ilacın türevleri elde edilerek bunların önemli antidepresan etkileri olduğu ortaya konmuştur.

Kullanımı
Antidepresan kullanımında güvenli bir tedavi için aşağıdaki koşullara uyulmalıdır:
• Bir nedene bağlı olmadan gelişen çöküntü durumlarında kullanılmalıdır.
• Gebelik, kalp hastalığı ve glokom (göz tansiyonu) bulunmamalıdır.
• Hastanın aldığı diğer ilaçlarla olumsuz etkileşim olmamalıdır.
• Daha önce üç haftayı geçen antidepresif tedavinin etkili olmadığı hastalarda kullanılmamalıdır.
• Her zaman yan etkiler göz önüne alınmalıdır.
• Antikolinerjik sendromun klinik belirtilerini (genel ve nöropsikiyatrik) hastalarda

Antidepresan tedavi uygulanmamalıdır. Bu sendrom intihar girişimi amacıyla aşırı miktarda antidepresan ilaç alımı ya da antikolinerjik etki gösteren öteki ilaçların alımından sonra ortaya çıkabilir.

Nasıl Kullanılır ?
Klinik etkileri doğru değerlendirmek için antidepresan kullanımında şu koşullar göz önüne alınmalıdır:
• Tedavide ilaç verildikten sonra bir haftada iyileşme görülürse bu iyileşme ilaca bağlı değildir ya da psikolojik plasebo etkisidir.

• İki haftalık tedaviden sonra hiçbir Antidepresan etki elde edilmemişse dozun yükseltilmesi önerilir. Bir hafta sonra da tedavi başarısız kalırsa başka bir ilaca geçilir.

• Huzursuzluk olan olgularda hasta yeterince yatıştırılamamışsa tedaviye bir de yatıştırıcı eklenebilir. Antikolinerjik etkinin güçlenmesi tehlikesine karşı benzodiyazepinler yeğlenmeli, nöroleptiklerden kaçınılmalıdır.

• Tedavi sonucunda klinik düzelme sağlandığında ilacı en düşük etkin dozda en az 1-2 ay daha almak gerekir.

• Tedavi yoksunluk belirtilerini engellemek amacıyla yavaş yavaş kesilmelidir.

• Antidepresan ilaçlar bağırsaktan iyi emilir. Bu nedenle ağız yoluyla alınabilir.

• Antidepresan ilaçların çocuktaki etkileri iyi bilinmemektedir. Bu nedenle antidepresan ilaçlar çocuklarda bazı özel koşullarda (gece işemeleri, okul korkusu) ve düşük dozlarda dikkatle kullanılmalıdır.

• Yaşlılarda antidepresan ilaçlar bazen ağır yan etkilere yol açar. Mutlaka kullanılmaları gerekiyorsa antikolinerjik etkileri az olan ilaçlar seçilmelidir. Ayrıca yaşlı hastalarda ilaç kullanılmadan önce beyindeki kan dolaşımı dikkatle değerlendirilmelidir. Bu inceleme, organik bozukluğa bağlı bir çöküntü sendromu ya da ilacın beyne ulaşmasını engelleyen bir durum olup olmadığını ortaya koyar. Antidepresan ilaçlar yaşlılarda sıklıkla huzursuzluğa ve uyuşukluğa yol açabilir.

Hastalara Uyarılar
• Alkol ve beyin işlevlerini baskılayıcı maddelerden kaçınmak gerekir
• Hekimin görüşü alınmadan tedavi kesilmemeli ya da başka ilaç alınmamalıdır.
• İlacın aniden kesilmesi bulantı, baş ağrısı ve fenalık duygusu yaratabilir.
• Bu ilaçlar sersemlik, uyku ve bulanık görmeye yol açabilirler. Araç kullanırken ve dikkat gerektiren başka etkinliklerde bu durum önem kazanır.
• Uzun süre güneş ışınları ya da morötesi ışınlarına maruz kalmamak gerekir. Boğazda kuruma hissi, idrar yapmada güçlük ya da aşırı uyuklama görülürse hekime danışmak gerekir.

Psikofarmatikler Dışında Ruhsal Çöküntü Tedavisi
• Psikolojik tedavi (psikanaliz teknikleri gibi);
• elektroşok;
• psikofarmatikler kullanılmadan ilaçla tedavi (yardımcı ya da destek tedavi);
• anabolizmayı artıran hormonlar;
• kortikoit hormonları;
• tiroit hormonları.

Önlemler
Hafif yan etkilerin ortaya çıkması, ilaç dozunun azaltılmasını gerektirebilir. Ağır ya da alerjik yan etkiler ortaya çıkarsa ilaç kesilmeli ve başka bir antidepresanla tedavi uygulanmalıdır.

Ergenlik döneminde ve yaşlılarda daha düşük dozlar verilmelidir. Tedaviye düşük dozlarda başlanmalı, klinik yanıt ve ilaca tahammül durumu gözlenerek dozlar aşamalı olarak yükseltilmelidir. Çöküntü belirtileri kaybolduktan sonra çöküntünün yineleme olasılığını azaltmak için tedaviyi en az üç ay sürdürmek gerekir.

Bu ilaçlar sinirlerin uyarılabilme eşiğini düşürdüğü için daha önce çırpınma nöbetleri geçirmiş olan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır. Daha önce sara geçirmemiş olgularda da antidepresan kullanımıyla bu nöbetler ortaya çıkabilir. Antidepresanlar kalpte ritim bozuklukları ve taşikardiye (hızlı kalp atımı) açmalarının yanı sıra, koroner damar hastalığı olanlarda anjina pektoris krizlerinin yoğunluğunu ve sıklığını artırır. Ayrıca bu hastalarda miyokart enfarktüsü ve inme de görülebilir. Tiroit bezi fazla çalışan ya da tiroit bezini uyarıcı ilaçlar kullananları dikkatle izlemek gerekir; bu grupta kalpte ritim bozuklukları sık görülür. Antidepresan ilaçlar fiziksel ve zihinsel yeteneklerde azalmaya da yol açabilir. Bu nedenle hastalar araba kullanırken ve reflekslerde hız gerektiren işlerde dikkatli olmalıdır.

Üç halkalı antidepresanlar da tedavide şizofreni ve paranoyanın ağırlaşmasına neden olabilir. Manik depresif durumlarda ise tedaviye göre hipomani ya da maniye kayış görülebilir. Aşırı hareketli, huzursuz hastalarda bu ilaçlar bunaltının ağırlaşmasına yol açabilir; bu durumda dozu azaltmak ve tedavi şemasını değiştirerek nöroleptikleri tedaviye eklemek yararlı olur. Bu hastalarda antidepresan ilaçlar saldırganlığı artırabilir.

Hastaların elinde kesinlikle büyük miktarda antidepresan ilaç bulunmamalıdır. Çöküntüde intihar riski, hasta klinik olarak iyileşse bile sürer. Antidepresan ilaçlar eteneyi aşarak dölüte ulaştığı ve anne sütüne de geçtiğinden gebelikte ve emzirme döneminde zararlı etkileri engellemek için ancak çok gerekliyse kullanılmalıdır. Cerrahi girişimde ilaç uzun süre önceden başlayarak yavaş yavaş azaltılmalıdır. Bu süre kişinin alışmış olduğu doza göre değişebilir.

Antidepresan ilaçlar ışığa duyarlılığa yol açabileceğinden hastanın uzun süre güneşe ve morötesi ışınlara maruz kalması önlenmelidir.

Akut Zehirlenme
Çocuklar, aşırı doza erişkinlerden daha duyarlıdır. Zehirlenmeler ağrı ve sıklıkla ölümcüldür.

Belirtiler. Yüksek dozlar, geçici bir sersemlik, yoğunlaşma bozuklukları ya da geçici görsel varsanılara yol açar. Aşırı dozlar sersemlik, taşikardi (hızlı kalp atımı), kalpte ritim bozuklukları, gözbebeklerinde genişleme, solunumun azalması, morarma, kasılma, ağır tansiyon düşüklüğü, şok ve komaya neden olabilir. Öteki belirtiler huzursuzluk, kaslarda katılık ve kusmadır.

Tedavi. Beyinle ilgili belirtiler, solunum baskılanması ve kalp atım bozuklukları ortaya çıkar çıkmaz, alınan doz yüksek olmasa ve zehirlenme belirtileri hafif olsa bile, hasta mutlaka hastaneye yatırılmalıdır. Kalple ilgili bozukluklar normale dönse bile en az 72 saat boyunca elektrokardiyografi kontrolü yapılmalıdır. Uygun solunum desteği sağlanır. Uyanık hastalarda kusma uyarılmalı ve mide yıkanmalıdır. Bilinci bulanık hastalarda ise kusmayı uyarmamak ve mide yıkamasından önce solunum yollarım, soluk borusuna yerleştirilen bir boru ile korumak gerekir. Mide yıkanması 24 saat boyunca yinelenir. Mide yıkanırken özellikle çocuklarda, mideden aşırı su emilimine bağlı su zehirlenmesini önlemek için, fizyolojik eriyikler kullanılmalıdır.

Damardan yavaş yavaş fizostigmin verilmesi, aşırı dozun sinir sistemi ve kalp-damar sistemi üzerindeki yan etkilerini büyük ölçüde önler. Kullanılması gereken doz erişkinlerde 1-3 mg, çocuklarda 0,5-2 mg’dir. İlacın yan ömrü kısa olduğundan 30-60 dakikada bir yinelenebilir. Yaşamı tehdit eden ritim bozukluklarında lidokain, propranolol ve difenilhidantoin kullanılabilir. Gene de antidepresanlar kalp kasım baskılayabileceğinden kinidin, dizopiramit ve prokainamit kullanılmalıdır. Şok ve metabolik asidozda sıvı, bikarbonat, oksijen ve kortikosteroit verilir. Dijital, duyarlı kalp kasının daha da uyarılmasına yol açarak ileti bozukluğunu ağırlaştırabilirse de, konjestif (kan göllenmesine bağlı) kalp yetmezliğinin ortaya çıkması dijital kullanımım gerekli kılabilir. Bu konuda dikkatli olmak gerekir. Her olguda kalp işlevi en az beş gün boyunca izlenmelidir. Çırpınma nöbetlerini engellemek amacıyla, odanın karartılması gibi önlemlerle dışarıdan gelen uyanlar azaltılır.

saglikmerkezi.biz

Bir önceki yazımız olan İlaç Firmalarının İlaç Listeleri başlıklı makalemizde Abbott İlaçları Listesi, Abdi İbrahim İlaçları Listesi ve Adeka İlaçları Listesi hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.