/ 03 Aralık 2013, Salı / İlaç Rehberi


Alerji İlaçları Nasıl Kullanılır? Alerji İlaçlarının Yan Etkileri Nelerdir?

Alerji yapıcı maddelerin özel yöntemlerle belirlenerek hastadan uzak tutulamadığı durumlarda, soruna köklü çözüm getirmemekle birlikte rahatsızlığı hafifletmeye yarayan, belirtilere yönelik bir tedavi uygulanabilir.

Alerji bazı kişilerin belirli maddelerle karşılaştıklarında gösterdikleri özel bir tepkidir. Bağışıklık sisteminden kaynaklanır ve bir hastalık biçiminde ortaya çıkar. Gerçekten de bağışıklık sistemi bazen vücudu dış etkenlerin saldırısına karşı korumak ve savunmak yerine, vücuda zararlı olabilecek bir aşırı duyarlılık tepkisi gösterir. Alerji bu tür bir tepkidir.

Alerji vücuda giren bir yabancı maddenin (antijen) belirli bir proteinin (antikor) oluşumuna yol açması ve onunla birleşmesi (antijen-antikor birleşmesi) sonucunda ortaya çıkar. Alerji belirtilerini ortaya çıkaran bir dizi maddenin serbest kalması antijen-antikor tepkimesi olarak da bilinen bu birleşmeden kaynaklanır. Mast hücrelerinde depo edilmiş halde bulunan ve bu tepkimeyle serbest kalan maddelerin en önemlisi histamindir.

Genel Tedavi İlkeleri
Alerjik hastalıkların tedavi edilebilmesi için öncelikle hastanın duyarlı olduğu maddenin özel testlerle saptanması gerekir. Daha sonra hastanın alerji yapıcı maddeyle (alerjen) karşılaşması önlenmeli ve duyarlılığı giderici tedaviye başlanmalıdır.

Bununla birlikte bazı olgularda alerjenin saptanması olanaksızdır. Bu durumda özgül bir tedavi yerine, alerjinin yalnızca belirtilerini ortadan kaldırmaya yönelik (semptomatik) tedavi uygulanır.

Alerjinin Ortadan Kaldırılması
Bu yöntem ancak az sayıda olguda ve bazı alerjenlere (ilaçlar, yiyecekler ya da yiyeceklerde kullanılan renklendirici ve koruyucu gibi katkı maddeleri, kepek, hayvan tüyleri vb.) karşı uygulanabilir. Hasta toza ya da çevredeki yün, kuştüyü gibi maddelere alerjikse, temizlik kurallarına titizlikle uymak, halı, şilte, yastık gibi eşyada sentetik malzeme kullanmak, çevrede evcil hayvan bulundurmamak yararlıdır.

Çalışma ortamındaki maddelere karşı gelişen mesleki alerjilerde ise sorunlar daha büyüktür. Bazı durumlarda alerjenle doğrudan karşılaşmayı önlemek için iş değiştirmekten ya da sanayi işçilerinde olduğu gibi fabrikada başka bir bölüme geçmekten başka çare yoktur.

Duyarlılığı Giderme Tedavisi
Duyarlılığı giderme tedavisi bazen “aşı” olarak nitelenirse de bu adlandırma yanlıştır. Çiçektozlarına (polen), ev tozuna, mantarlara ve hayvan tüylerine karşı gelişen alerjilerde uygulanabilir; kimyasal madde, metal, kozmetik gibi maddelerin yol açtığı alerjilerde uygulanamaz. Tedavi alerji yapan maddenin (polen, toz vb.) azdan başlayıp gittikçe artan dozlarda hastaya verilmesine dayanır.

Hastaya önce alerji yaratmayacak en düşük doz verilir; bu doz gittikçe artırılarak bağışıklık sisteminin alerjene duyarsız hale gelmesi sağlanır. Enjeksiyon genellikle kolun dış yüzünde derialtına yapılır. Alerjinin türüne göre tedaviye 7-14 gün aralarla yapılan 6-12 enjeksiyonluk bir kürle başlanır; yaklaşık 4 haftalık aralarla en yüksek dozda uygulanan enjeksiyonlarla tedavi sürdürülür. Saman nezlesi gibi çiçektozlarına bağlı mevsimsel alerjilerde çiçektozlarının fazla olduğu ilkbahar mevsiminin başında tedavinin kesilmesi ve sonbaharda yeniden sürdürülmesi önerilir. Ev tozu alerjileri gibi koşulların yıl boyunca değişmediği durumlarda ise enjeksiyonları kesmeden sürdürmek uygundur.

Duyarsızlaştırma tedavisi en az 3 yıl yürütülmeli, alerjik tepkilerin neredeyse kaybolmasına değin gerekirse yıllarca uygulanmalıdır.

Tedavi sırasında enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, şişme ve kaşıntı gibi yerel tepkiler, ayrıca alerjenin kana karışmasına bağlı olarak konjunktivit, soğuk algınlığı, astım, ürtiker ve çok ender olarak alerjik şok görülebilir.

Antihistaminikler
Alerji yapıcı madde ile karşıtı antikorun birleşmesi sonucunda bazı maddeler açığa çıkar. Bunların en önemlisi, alerjinin tipik belirtilerinden çoğuna neden olan histamindir.

Antihistaminik ilaçlar kimyasal açıdan histamine çok benzeyen maddelerdir. Histaminin etkin olduğu yerlerde bu maddeyle yarışarak onun yerini alır ve etkili olmasını önlerler.

Antihistaminikler daha çok alerjik nezle ve konjunktivitte yararlıdır. Özellikle alerjenle (polen, toz vb.) karşılaşmadan bir saat kadar önce alınırsa, belirtilerin iyice hafiflemesini sağlarlar. Ürtiker, alerjik dermatit ve böcek sokması gibi durumlarda da yararlı olan bu ilaçlar kaşıntıyı azaltma ya da giderme bakımından çok etkilidir.

Antihistaminikler alerjinin nedenine dönük köklü bir tedavi olanağı sağlamaz, yalnızca belirtilere yönelik bir tedaviye olanak verir. Histaminin serbest kalmasından kaynaklanan belirtileri, alerji olayının özüne ve nedenlerine inmeden, geçici bir süre için azaltmaya ya da ortadan kaldırmaya yararlar. Histaminin serbest kalmasından ne kadar önce alınırlarsa, o kadar çok etkili olurlar. Histaminin etkilerinin bütün şiddetiyle ortaya çıktığı anafilaktik şok ve astım krizi gibi ağır klinik tablolarda antihistaminiklerin kullanılması kesinlikle sorunu çözmeye yetmez.

Normal tedavi dozlarında bile bütün antihistaminikler genellikle geçici ve hafif, ama kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilen yan etkilere yol açabilir. Bunların en önemlileri uyku hali, yorgunluk, reflekslerde zayıflama gibi biçimlerde ortaya çıkan yatıştırıcı etkilerdir. Dolayısıyla otomobil kullanmak gibi sürekli dikkat ve uyanıklık gerektiren durumlarda antihistaminik almak çok sakıncalı olabilir. Antihistaminiklerin yatıştırıcı etkisi genellikle kahveyle giderilebilir. Çok ender de olsa antihistaminikler bazen ters etki göstererek huzursuzluk, uykusuzluk ve titreme gibi belirtilerin görüldüğü bir aşırı uyarılma hali yaratabilir. Ama daha sık görülen yan etkileri bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları ve ağız kuruluğu, cinsel etkinliğin azalması gibi çeşitli belirtilerdir.

Son olarak antihistaminiklerin hastada duyarlılık yaratabildiği de belirtilmelidir. Bu durumda ortaya çıkan astım ve ürtiker gibi alerjik sorunlar ilacın kesilmesiyle kaybolur.

Kortizon
Kortizon türevi ilaçlar alerji tedavisinde temel bir önem taşır. Öbür tedavi yöntemlerine dirençli birçok ağır olguda kortizon kısa zamanda düzelme sağlar. Bununla birlikte kortizon tedavisi her alerji olgusunda uygulanmamalı, yalnızca kesinlikle gerekli olduğu durumlarda kullanılmalıdır.

Kortizon tedavisinin istenmeyen yan etkilerinin başında onikiparmakbağırsağında ve midede ülser gelişme riskleri, önceden var olan ülserlerde de kanama ya da delinme riski gelir. Ülserli hastalara kortizon kesinlikle verilmemelidir. Kortizonlu ilaçlar ağır ruhsal bozukluklarda, herpes enfeksiyonlarında, yeni cerrahi yaralarda ve kronik böbrek yetmezliğinde de kullanılmamalı, bulaşıcı hastalıklarda, yüksek tansiyonda, kalp yetmezliğinde ve şeker hastalığında ise çok dikkatle verilmelidir.Bazı alerjik durumlarda yerel olarak kortizonlu pomat ve kremlerin sürülmesi yararlı görünmektedir.

saglikmerkezi.biz

Bir önceki yazımız olan Aminoglikozitler Nasıl Kullanılır başlıklı makalemizde Aminoglikozit ilaçlar, Aminoglikozit ilaçlar hakkında bilgiler ve Aminoglikozit ilaçlar hakkında tavsiyeler hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir cevap yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.